Niels Henrik Abel (1802 – 1829)
Niels Henrik Abel Norveçli matematikçi. (5 Ağustos 1802 Findø adası/(Stavanger, Norveç), 6 Nisan 1829 Froland/Norveç).
O dönemlerde, genç bir matematikçinin şöhreti yakalayabilmek için tek çaresi, Paris gibi büyük merkezlerdeki tanınmış kiÅŸilerin takdirini kazanabilmek olduÄŸundan, Abel, Paris’te zamanın büyük isimlerinden Cauchy’ye bir çalışmasını takdim eder. Oysa Cauchy kendi ünüyle meÅŸguldür, kuzeyden gelen genç adamın verdiÄŸi çalışmayı okumadan kaybeder. Abel, Berlin’de tanıştığı Crelle adlı matematikçinin teklifine uyarak onun yeni çıkaracağı matematik dergisine makale göndermeye baÅŸlar.
Bugün Crelle dergisi takma adıyla bilinen bu çok prestijli derginin ilk sayısında altı makalesi yayımlanır ve matematik dünyasında tanınması da bu sayede olur. Abel’in matematiÄŸe katkısı, eliptik integral adıyla bilinen bazı tür integrallerin kavram olarak anlaşılmasını saÄŸlamaktan ibarettir. Bu integrallerin nasıl hesaplanacağı hâlâ bilinmemekle birlikte, altında yatan temel kavramlar Abel’in ve çaÄŸdaÅŸlarının çalışmalarıyla aydınlanmıştır.
Abel’in matematik dünyası dışında da tanınmasını saÄŸlayan çalışması ise beÅŸinci derece polinom denklemlerinin çözümleriyle ilgilidir. Birinci ve ikinci derece polinom denklemlerinin çözümü yıllardır biliniyordu. Üçüncü derece polinom denkleminin çözümünü, 15. yy.da İtalyan matematikçi Cardano, dördüncü derece polinom denklemin çözümünü de Cardano’nun arkadaşı Ferrari, yine katsayılar cinsinden çözmeyi baÅŸardı. İnsanlar dördüncü derece denklemlerden sonra beÅŸinci derece denklemlerle tam üç yüzyıl hiçbir sonuç almadan uÄŸraÅŸmışlardır. İşte Abel burada tarih sahnesine çıktı ve beÅŸinci dereceden genel bir polinomun köklerinin bilinen yöntemlerle bulunmasının mümkün olmadığını gösterdi. Bazı özel beÅŸinci derece denklemlerin çözümünün bulunduÄŸu halde, her denkleme aynı ÅŸekilde uygulandığında, bize çözümü verecek bir metodun olmadığını ispatladı.
Abel, matematikte elde ettiÄŸi parlak sonuçlara raÄŸmen hayatı boyunca doÄŸru dürüst bir iÅŸ bile bulamadı. Matematikçi olarak kendisini Avrupa’daki matematik çevrelerine bir türlü kabul ettiremedi. Sonunda 26 yaşında, yokluk içinde veremden öldü. Ölümünden iki gün sonra adına bir mektup geldi. Berlin Üniversitesi’nden gönderilen mektupta, Abel’in ölümünden habersiz, genç matematikçiye çalışmalarının dikkat çektiÄŸi ve üniversitede iÅŸ teklif edildiÄŸi bildiriliyordu. Öldükten sonra anlaşılma olgusunun bu denli tez gerçekleÅŸtiÄŸi bir daha görülmedi.


